Yüksek Tansiyon (Hipertansiyon)

Yüksek Tansiyon (hipertansiyon) Nedir? Nedenleri, Belirtileri, Tedavisi

Yüksek tansiyon (hipertansiyon), kanın damarlardan akarken arter (atardamar) çeperlerine uyguladığı basınçtır. Yüksek tansiyon (hipertansiyon), genellikle 140/90 mmHg veya daha yüksek kan basıncı olarak tanımlanır. Milimetre civa olarak (mmHg) ölçülür. Yüksek tansiyon Türkiye’de her üç kişiden birinde görülen oldukça yaygın ve önemli bir sağlık sorunudur. Genellikle herhangi bir belirti veya hemen müdahale edilmesi gereken bir sorun yaratmaz ancak kişide yüksek kan basıncı varsa ve herhangi bir önlem alınmazsa kalp yetmezliği, kalp büyümesi, damarlarda daralma, felç, böbrek yetmezliği ve körlük gibi ciddi sorunlara neden olur. Bu yüzden herhangi bir belirti olmasa bile mutlaka kan basınıcınızı ölçtürün böyle bir problem varsa erken dönemde teşhis edilir buda beraberinde oluşabilecek birçok problemin önüne geçer.

Durumun giderek yaygınlaşması fiziksel hareketsizlik, alkol, tütün ürünlerinin kullanımı, işlenmiş hazır gıdalar ve yağlı gıdaların çok kullanıldığı yaşam tarzı ve beslenme alışkanlıklarından kaynaklanmaktadır.

Küçük Tansiyon (diyastolik basınç): Kalbimizin sağ tarafı oksijeni azalan kirli kanı akciğerlerimize pompalar. Kalbinizin sağ tarafı ise sol tarafına kıyasla daha düşük basınçla kan pompalar. Bu diyastolik basınç (küçük tansiyon) olarak tanımlanır.

Büyük Tansiyon (sistolik basınç): Kalbinizin sol tarafı ise oksijen yönünden zengin olan kanı vücudunuza pompalar. Kalbinizin sol tarafı sağ tarafına kıyasla daha yüksek basınçla kan pompalar. Bu basınç ta sistolik basınç (büyük tansiyon) olarak tanımlanır.

Hem büyük hem de küçük tansiyon ölçülür ve bu değerler genellikle önce büyük, sonra küçük tansiyon olarak ifade edilir. Yüksek tansiyon teşhisi koymak için kan basıncı ölçülürken; sistolik (büyük tansiyon normal değeri = 130 mm Hg), diastolik (küçük tansiyon normal değeri = 85 mm Hg) olmak üzere iki değere bakılır. Yüksek tansiyon tanısı için bu değerlerden birinin yüksek olması yeterlidir.

» Bilgicik: Hipertansiyon (yüksek kan basıncı) ile yaşayan insanların sayısı 2025 yılında dünya çapında 1,56 milyar olacağı tahmin edilmektedir. Ayrıca Amerika Birleşik Devletleri’nde yetişkinlerin %29.1’inin kronik yüksek tansiyondan muzdarip olduğu bilinmektedir.

Yüksek Tansiyon Nedenleri Nelerdir?

Olguların yaklaşık %90’ında yüksek tansiyonun nedeni bilinmemektedir. Bu tür yüksek tansiyona “esansiyel hipertansiyon” denir. Esansiyel yüksek tansiyonun nedenleri bilinmemekle birlikte, bu rahatsızlığa yakalanma riskinizi arttırdığına dair güçlü kanıtlar olan bazı risk faktörleri mevcuttur. Obezite, egzersiz yapmama, yağlı yiyecekler yeme, fazla tuz tüketme ve sigara içme bu faktörler arasında sayılabilir. Yaşlandıkça da tansiyonunuz yükselir. Yüksek tansiyon ailesel bir rahatsızlık olarak görülür ve özelikle Güney Asya ve Afro-Karayip kökenli kimselerde daha yaygın olarak görülür. Ayrıca hipertansiyon çocuklar ve gençler arasında da yaygın hale gelmektedir. Bunun öününe geçmek için çocuğunuzu kötü beslenme ve yaşam tarzı alışkanlıklarını değiştirmeniz ve egzersiz yapmaya teşvik etmeniz gereklidir.

Yüksek tansiyona böbrek hastalığı, hormonal rahatsızlıklar, aşırı alkol tüketimi ve doğum kontrol hapları gibi bazı ilaçlar da neden olabilir.

Genel olarak yüksek kan basıncına yol açan faktörler ve koşullar:

  • Sigara ve diğer tütün ürünlerini kullanmak
  • Yediğiniz yemeklerde çok fazla tuz kullanmak
  • Yüksek tansiyon aile öyküsü
  • Kronik böbrek hastalığı
  • Adrenal ve tiroid bozuklukları
  • Kilolu (obez) olmak
  • Yetersiz fiziksel aktiviteÇok fazla alkol tüketimi
  • Genetik faktörler
  • İleri yaş
  • Uyku apnesi
  • Stres

Hipertansiyon Risk Faktörleri

Eğer kan basıncınız 140/90 mmHg’nın üzerinde ise dünyadaki diğer pek çok hasta ile ortak özellikleriniz olabilir. Bunlar; yüksek kalorili, yağ ve kolesterolden zengin gıdalar ile beslenme, önerilenin üzerinde kiloya sahip olma, sedanter hayat sürme, egzersiz yapmama veya çok az yapma gibi özelliklerdir. Ayrıca sigara içiyor iseniz risk daha da belirgin olarak artmaktadır. Bu durumlarda, yaşam biçimi değişiklikleri büyük oranda kan basıncı kontrolüne yardımcı olacaktır.

Hipertansiyon, gelişmekte olan ülkelerde ve sanayileşmiş ülkelerde çok sık görülen bir durumdur. Yüksek kan basıncına sebep olabilen bazı koşullar vardır. Bunlar:

Yaş: Yaş ilerledikçe yüksek tansiyon riski artar. Kadınlarda 65 yaştan sonra bu durumun gelişme olasılığı daha yüksektir. Erkeklerde ise 45 yaş ve üstünde daha sık görülür.

Irk: Yüksek kan basıncı Kafkas, Hispanik Amerikan  ve Afro Amerikan yetişkinlerde daha sık görülür. Afrikalı-Amerikalılar arasında hipertansiyon gelişme olasılığı daha yüksektir ve genellikle felç, kalp krizi ve böbrek yetmezliği gibi ciddi komplikasyonların daha sık yaşamaya eğilimlidir.

Aile öyküsü: Ailedeki bir bireyde hipertansiyon varsa bu riskinizi artırabilir.

Fazla kilolu olmak: Fazla kiloluysanız buda yüksek kan basıncına sebep olabilir. Ayrıca obezite (özellikle abdominal obezite) de kan basıncını ve damar sertliğini artırır.

Sedanter yaşam tarzı: Sedanter yaşam tarzı yani fiziksel aktivitelerin az veya hiç olmamasıda yüksek kan basıncı riskini artırı.

Tütün kullanımı: Eğer sigara içiyorsanız kan basıncı geçici olarak yükselir. Sigara içmek aynı zamanda arteri daraltır ve arter duvarlarındaki astara da zarar verebilir. Bunun yanında sigara dumanına maruz kalmak ta kan basıncını artırabilir.

Alkol tüketimi: Hem erkekler hem kadınlar için günde birden fazla alkol alma tansiyonu etkileyebilir.

Stres: Yoğun stres altında olmak kan basıncında geçici bir artışa yol açabilir.

Kronik koşullar: Böbrek hastalıkları, uyku apnesi ve diyabet kan basıncını etkileyebilir.

Gebelik: Gebelik te kan basıncında artışa neden olabilir.

Doğum kontrolü: Kullanılan doğum kontrol hapları yüksek kan basıncı gelişme riskini artırır.

» Bilgicik: Batı dünyasında yaklaşık her dört yetişkinden biri hipertansiyon hastasıdır. Bunların %32’si bunun farkında değildir, %15’i hiçbir tedavisi görmemiş, %26’sı yetersiz tedavisi görüyor ve bunlarında sadece %27’si yeterli tedaviyi alıyor.

Yüksek Tansiyon (Hipertansiyon) Belirtileri Nelerdir?

Yüksek tansiyon, 180/110 mmHg gibi çok yüksek düzeye erişmediği sürece normalde herhangi bir belirti vermez.
Tansiyonunuzun çok yükselmesi halinde görülen belirtiler arasında baş dönmesi, nefes darlığı, çift veya bulanık görme, burun kanamaları ve düzensiz kalp atışları sayılabilir. Bu belirtilerden birini yaşamanız halinde en kısa sürede bir sağlık kuruluşuna başvurunuz.

Genel olarak kan basıncı çok yüksek ise aşağıdaki belirtiler görülebilir.

  • Göğüs, boyun veya kulaklarda vurma
  • Şiddetli baş ağrısı
  • Yorgunluk yada karışıklık
  • Görme problemleri
  • Göğüs ağrısı
  • Nefes almada zorluk
  • Düzensiz kalp atışı
  • İdrarda kan

Yüksek tansiyon normalde herhangi bir belirti vermediğinden, düzenli olarak tansiyonunuzu kontrol ettirmeniz önemlidir. Bunun nedeni yüksek tansiyonun vücudunuza siz farkına varmadan zarar verebilmesidir. Pek çok muayenehane ve klinik düzenli olarak tansiyonunuzu ölçtürmenizi sağlayacak bir politika izler ve bu ölçümler sizin isteğiniz üzerine de yapılabilir. Çocukların rutin sağlık check-up’ları sırasında tansiyonları düzenli olarak ölçülür.

Yüksek Tansiyon (Hipertansiyon) Tanısı

Yüksek tansiyon genellikle sfigmomanometre adı verilen tansiyon aleti ile ölçülür. Bu aletin şişebilir bir manşeti ve tıpkı termometre gibi cıvalı bir ölçeği vardır. Manşet kolunuzdaki kan akışını sınırlandıracak şekilde pompalanarak şişirilir, ardından yavaş yavaş serbest bırakılır. Tansiyonunuzu ölçen kişi nabzınızı dinlemek için bir stetoskop kullanacaktır. Muayenehanelerinin çoğunda artık nabzınızı elektrik sensörleriyle ölçen dijital tansiyon aletleri kullanılmaktadır. Piyasada tansiyon ölçme kitleri de satılmaktadır.

Tansiyonunuzun bir kez yüksek çıkması sizde yüksek tansiyon olduğu anlamına gelmez. Tansiyonunuz gün içinde inip çıkar ve doktoru ziyaret ettiğinizde endişeli veya gergin hissediyorsanız bu da tansiyonunuzda yükselmeye neden olabilir. Bu nedenle, tansiyonunuzun sürekli yüksek olup olmadığını görmek için düzenli aralıklarla (ayda 1) tansiyonunuzu ölçmeniz gerekir.

Yüksek Tansiyon (Hipertansiyon) Tedavisi

Tansiyonunuz biraz yüksekse, yaşam tarzınızda beslenme biçiminizi değiştirmek ve düzenli egzersiz yapmak gibi basit değişikliklerle bunu kontrol altına alabilirsiniz. Tansiyonunuz orta derecede veya ciddi şekilde yüksekse, yaşam tarzınızda değişiklik yapmanızın öğütlenmesinin yanında size bir takım ilaçlar da verilir. Anjiyotensin dönüştürücü enzim (ADE) inhibitörleri tansiyonun düzenlenmesine yardımcı olan bazı hormonların aktivitelerini bloke ederek etki gösterir. Bu ilaçlar söz konusu hormonların işlevlerini engelleyerek, kanınızdaki su miktarının azaltılmasına yardımcı olur ve ayrıca atardamarlarınızı genişletirler; bu iki etki sayesinde de tansiyon düşer.

Kalsiyum kanal blokerleri arterlerinizin duvarlarını oluşturan kasların gevşemesini sağlar. Bu sayede arterler genişleyerek tansiyonunuzu düşürür. Tiazid diüretikleri kanınızdaki su miktarını azaltır ve damar çeperlerinizi genişletir.

Komplikasyonlar (Sonuçları)

Yüksek tansiyon ihmal edilecek bir durum değildir. Bu rahatsızlıktan kaynaklanan komplikasyonlar diğer hastalıklara kıyasla daha fazla ölüme ve ağır sakatlıklara neden olabilir. Sürekli yüksek tansiyon kan damarlarınıza zarar verecektir, bu da beyninize giden kan beslemesinin bloke olması ya da damarların yırtılmasına neden olabilir. Her iki durum da felç olmanıza sebep olabilir. Yüksek tansiyon, daha fazla çalışıp vücudunuza kan pompalamak zorunda olduğundan kalbinize de zarar verir. Bu kalp hastalıklarına, hatta kalp krizine neden olabilir. Yüksek tansiyon böbreklerinizdeki ince damarlara zarar vererek gerektiği şekilde çalışmalarını engelleyebilir. Bu da yorgunluk, ayak bileklerinde şişlik ve ciltte kaşıntı gibi belirtilere neden olabilir.

Genel olarak görülen komplikasyonlar:

  • İnme (felç)
  • Kalp krizi ve kalp spazmı
  • Kalp yetmezliği
  • Böbrek yetmezliği
  • Periferik arter hastalığı
  • Retina sorunları (retinopati)

Korunmak İçin Neler Yapmalıyız?

Yüksek tansiyondan ve buna bağlı kardiyovasküler hastalık riskinden korunmanın en iyi yolu sağlıklı beslenmek, sağlıklı bir kiloda kalmak, düzenli egzersiz yapmak, fazla miktarda alkol almamak ve sigaradan uzak durmaktır. Düşük yağ içeren, lif yönünden zengin, bol taze meyve ve sebzenin (günde en az 5 porsiyon) yanı sıra tam tahılları da içeren bir beslenme önerilir. Günlük olarak tükettiğiniz tuz miktarını 6 gramdan fazla olmayacak şekilde sınırlandırmanız gerekir çünkü çok fazla tuz tüketmek tansiyonunuzu yükseltir. Bir çay kaşığı dolusu tuz yaklaşık 6 gramdır.

Düzenli egzersiz kalp ve dolaşım sisteminizin daha güçlü olmasını sağlar; kolesterolünüzü düşürür ve tansiyonunuzu sağlıklı bir düzeyde tutar. İnsanların çoğunluğu için haftada en az beş defa olmak üzere 30 dakikalık tempolu egzersiz önerilir.

Yüksek Tansiyon Nasıl Düşürülür?

Hipertansiyon, sessiz katil hastalıkları olarak tanımlanan diyabet, kalp hastalığı, kanser, mezotelyoma, obstrüktif uyku apnesi ve kronik virüsler (hepatit B – C) ve ölüme yol açabilen ciddi bir problemdir. Bu yüzden eğer hipertansiyonunuz varsa bunu kontrol altında tutmalısınız. Kan basınıcı düşermeye yönelik olan aşağıdaki doğal ürünleri kullanmadan önce mutlaka önce bir doktora başvurun.

Sarımsak: Sarımsak yüksek tansiyonu düşürmede oldukça popülerdir. Bu bitki aynı zamanda genel kalp sağlığının iyileştirilmesi için kan inceltme özelliklerine sahiptir. Eğer kan inceltici bir ilaç kullanıyorsanız sarımsak tüketmeyin çünkü bu ilaçlar ile etkileşim yapabilir. Sarımsak aynı zamanda doğal bir idrar söktürücü olduğu için vücutta birikmiş aşırı sodyumu idrar yoluyla atılmasını sağlar.

Havuç: Havuç, antioksidan, beta-karoten, A vitamini, C vitamini içerir. Antioksidanlar vücutta kansere neden olan serbest radikallerin miktarını azaltır. Kalp hastalıkları riskini azaltmak ve tansiyonu düşürmek için önerilen sebzeler arasında yer almaktadır. Havucu çiğ olarak veya maydanozla veya nane birlikte suyunu sıkarak düzenli olarak tüketebilirsiniz.

Domates: Domates, beta-karoten, E vitamini, potasyum ve antioksidan içeriği ile yüksek kan basıncını düşürmede iyi bir etkiye sahiptir. Domatesin içeriğinde ona kırmızı rengi veren likopen adlı bir kimyasal bulunmaktadır. Likopen kötü kolesterolü (LDL) düşürür ve antioksidan etkisiyle arterlerde yağ birikmesini (ateroskleroz) önler.

Kereviz: Kereviz tohumu kan basınıcı düşürmek için yaygın bir şekilde kullanılmaktadır. Kereviz aynı zamanda idrar söktürücü olarak hareket eden bir lifli bir sebzedir. Kalp ve vücuttan fazla suyu dışarı atar Bud kan basıncında bir azalmaya neden olur.

Nar: Nar, yüksek bir antioksidan özelliğe sahiptir. Fitokimyasal, flavonoidler, polifenoller ve punicalagin içerir. Fitokimyasallar hücrelerin zarar görmesini önler. Flavonoidler ve polifenoller gibi antioksidanlar da kalp hastalığı ve kansere karşı savaşır. Punicalagin narın içeriğinde bulunan sağlık için oldukça faydalı bir bileşiktir. Bu, kalp ve kan damarlarının fonksiyonlarını geliştirir kötü (LDL) kolesterolü düşürür, iyi (HDL) kolesterolü yükseltir, yüksek kan basıncını düşürür ve arteriyel tıkanıklık (ateroskleroz) etkilerini tersine çevirir.

Pancar ve Turp: Hem pancar hem turp vazodilatasyon geliştirerek yüksek kan basıncını düşürmeye yardımcı olan nitratlar içerir. Nitratlar yutulduktan sonra damar genişletici özelliği olan nitrik oksite dönüşür. Nitrik asit, kan damarlarını genişletir, kan basıncı düzenler, endotel iltihabı ve trombosit agregasyonunu azaltır.

Susam: Susam yağı tansiyon düşürücü, kalp-damar hastalıkları ve diyabet için büyük omega-6 çoklu doymamış yağ asitleri (PUFA), E vitamini, lignan ve sesamin içerir. Sesamin kan basıncı azaltan bir etkiye sahiptir lignanlar ise vücutta kolesterol emilimini azaltır. PUFA ve sesamin birlikte çalışır arter duvarında bir koruma ve dinlenme sağlar ve kan basıncını düşürür.

Zencefil: Zencefil sağlık için etkin özelliklere sahip olduğu için özellikle Asya ve Hint kültürlerinde yüzyıllardır kullanılmaktadır. Zencefil, kan basıncını düşürmek, kolesterolü azaltmak ve kan pıhtılarını önlemek için mükemmel bir etkiye sahiptir. Zencefil, atardamar duvarlarında oluşabilen plak birikmesini önleyerek kan basıncı riskini düşürür.

Hindistan cevizi suyu: Hindistan cevizi suyu kalp kası için faydalı olan potasyum ve magnezyum elektrolit ile doludur. Hindistan cevizi suyu idrar söktürücü olarak hareket ederek kan basıncını düşürür.

Acı biber: Acı biber bilinen bir vazodilatatördür. Hızla kan akışını artırır ve kan damarlarını genişletir. Daha hızlı ve daha verimli bir akış sağlanır. Acı biberin ayrıca vücütta bir kesim olduğunda hızlıca kanamayı durdurduğu da bilinir.

Kakule: Kakule, yaygın kalp bozuklukları, gastrointestinal bozukluklar, böbrek problemleri, kalp yanması, ve solunum yolları hastalıkları için kullanılmaktadır. Kakule ayrıca antioksidan, gastro-koruyucu, anti-spazmodik, antibakteriyel, anti-trombosit agregasyonu, ve anti-kanser özellikleri ile tanınır. Kakule vazodilatasyon (kan damarlarının genişlemesi) neden olur böylece kan basıncı düşererek kolay akmasını sağlar.

Ökse otu (viscum album): Ökseotu , bağışıklık sistemini güçlendirir, kan basıncını düşürür ve kanser tedavisine yardımcı olur.Ökse otu ekstraktlar alkaloidler olarak adlandırılan bir aktif bileşik içerir. Alkaloitler kalp ve damar duvarları boyunca sinir atışlarının kontrol ederek kan basıncını düşürür.

Zerdeçal (curcuma longa): Curcumin zerdeçalın ana bileşenidir. Önemli ölçüde vücutta inflamasyonu azaltıcı etkisiyle bilinmektedir. İnflamasyonu azaltan zerdeçal kan akışını artırır ve kardiyovasküler fonksiyonu iyileştirir.

Kedi pençesi (uncaria tomentosa): Çin, Güney Amerika ve Orta Amerika’da popüler bir bitkidir. Bu bitki yaygın olarak yüksek kan basıncının tedavisi için kullanılır.

Omega-3 (yağ asitleri): Omega-3, kan basıncını ve kolesterol düşürücü için harika etkilere sahiptir. Omega-3 vücuttaki iltihabı azaltmak için çok önemlidir. İnflamasyonu azaltarak kalp hastalığı, otoimmün hastalıklar, felç ve beyin iltihabını önlemeye yardımcı olur. Ayrıca Omega-3 depresyon ve öfke mücadelede etkili olduğu bilinmektedir.

Sadece bu doğal ilaçlar tek başına kan basıncını düşürmekte yeterli olmaz. Hipertansiyona doğrudan neden olabilen etkenlerden uzak durmanız ve yaşam tarzınızı değiştirmeniz gerekir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir